25 09 2012

Gazavat Ne Demek

Arapçada destan anlamına gelmektedir. Devamı

25 09 2012

Şor Dağları

Rusya Federasyonu'nun Eski Türklerin ana vatanı olarak bilinen Güney Sibiryada arazisindedir. Altay Dağlarının doğusuna düşer. Altay Sayan Dağlarının kavşağındaki Kemerova Oblatında yer alır. Devamı

25 09 2012

Neşat ERTAŞ'ı Kaybettik

Türk sanat müzik dünyasının en önemli kale taşlarından biri olan Neşat ERTAŞ'I kaybettik.Tüm sevenlerinin başı sağolsun... Devamı

15 08 2011

Geri Dönüşüm Nedir? Önemi Nedir?

Yiyecek ve içecek ambalajlarında veya şişelerinde geri dönüşüm ibaresini görmeyen yoktur herhalde. Peki bu imge yada slogan neden var, yiyecek ambalajlarındaki bu ibarenin yaşantımıza katkıları neler hiç düşündünüz mü? Geri dönüşüm; genel hatları ile yeniden değerlendirme anlamı taşımaktadır. Daha açıklayıcı bir tanımlama yaparsak yeniden değerlendirme imkanı olan atıkların (bunlar yiyecek, içecek ambalajları v.b. atıklardır.) çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirilerek tekrar üretim safhasına dahil edilmesidir. Hepimiz biliyoruz ki, kağıt yapımı için ağaçlar kesiliyor, cam yapmak için taş ve kum kullanılıyor, poşet yada ambalaj üretimi için yine doğal kaynaklardan faydalanılıyor, yine hepimiz biliyoruz ki, tabii kaynaklarımız sonsuz değil, her üretim sonucu tabii kaynaklarımız azalıyor ve umarsızca kullanıldığı takdirde bir gün tabii kaynaklarımıza elveda diyebiliriz. İşte bu durumun farkında olan ülke ve üreticiler kaynak israfını önlemek,ileride yaşanabilecek enerji krizlerinin önüne geçebilmek için atıkları geri kazanmaya çalışmışlar,çeşitli yöntemler aramışlar ve geliştirmişlerdir. Kalkınmakta olan ve ekonomik zorluklarla mücadele eden ülke ve üreticiler tabii kaynaklardan maksimum düzeyde fayda sağlamak için atık israfına son vermeli ve ekonomik değeri olan atıkları geri dönüşüm yoluyla tekrar üretime kazandırmalıdırlar. Geri dönüşümde amaç; lüzumsuz kaynak kullanılmasını engellemek, atığın kaynağında ayrıştırılması sonucu çöp yığınlarından kurtulmaktır. Demir, çelik, bakır, elektronik atıklar, kağıt,  plastik, cam gibi maddelerin geri dönüşüm yoluyla kazanılması tabii kaynakların korunmasına yol a&c... Devamı

15 08 2011

Gdo Nedir? Neden Kullanılır?

Gdo (genetiği değiştirilmiş organizma), aslında yaklaşık 25 yıldır hayatımızda. Peki 25 yıl önce bilim adamlarının keşfettiği Gdo nedir? Gdo aslında genleri DNA’dan ayırarak başka bir canlıya yerleştirmek demektir. Bilimsel bir açıklama yapmak gerekirse GDO; bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) denmektedir. İlk transgenik (genetiği değiştirilmiş) ürün 1996 yılında yapılmış ve o gün itibariyle tüketimine başlanmış. GDO Yönteminin Kullanılma Sebepleri? Bu yöntemin kullanılmasının ana sebebi aslında bu yöntemle üretilen bitkilerin ilaçlara ve zararlılara karşı daha dirençli olması. Böylece kimyasal ilaç kullanımı azalıyor. Günümüzde mısır ve pamuğun zararlılara, soya ve kanolanın böcek ilaçlarına, kabağın da virüslere karşı dirençli olmasında GDO teknolojisi kullanılmaktadır. Bu yöntem kullanılarak bitkilerin lezzet, besleyicilik ve dayanıklılık gibi özellikleri geliştirilebilmekle birlikte istenmeyen durumlara daha hızlı müdahale edilmesini sağlıyor. Bu yöntem aşı ve ilaç sektöründe de önem kazanmaktadır. Bu yöntemle susuzluğa dayanıklı bitki üretimi gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. GDO yöntemi kullanılarak üretimin daha bol olması sağlanabilmekte ve bu da dünyada artan gıda ihtiyacını karşılama konusunda yeterli olabilmektedir. Ancak hem çevresel faktörler hemde insan sağlığı düşünüldüğünde zararları olabileği de eleştiriler arasında. GDO’ nun kansere yol açtığı henüz kanıtlanmış olmasada insanlar arasında kansere neden olduğu bilinmektedir. GDO’ nun tohumları çevreye karıştığında doğal ürünlerin yapısını bozabilece... Devamı

29 07 2008

Cam Neden Saydamdır?

Cam şaşılacak derecede basit bir maddedir. Dünyanın her köşesinde rahatça bulunabilen kum, kuvars ve sodadan meydana gelmiştir. Fakat camın asıl şaşırtıcı özelliği ne tam bir sıvı ne de gerçek bir katı oluşudur. Aslında sıvıya daha yakındır, çünkü atomik yapısındaki düzen sıvılardaki rasgele düzeni andırır. Katıların atomlarının kristal yapısı ise düzgündür.Katı bir cisimde atomların bir diziliş düzeni vardır. Yani bu diziliş düzeni belli aralıklarla kendini tekrarlar. Camda ise bu özellik yoktur. Çok kuvvetli mikroskoplarla yapılan incelemelerde bile camın yapısında hiç bir kristal oluşumuna rastlanmaz. Arada sırada görülen bazı kristaller ise camdaki kusurlardır. Cama çok ağdalı bir sıvı diyebiliriz. O kadar ağdalıdır ki, normal dış etkenlerde bile şeklini değiştirmez. Bir sıvıda iç sınırlar bulunmadığından camın içinden geçen bir ışık demeti kırılma ve yansımaya uğramaz, doğrudan geçer. Bu nedenle bir cama baktığımızda arkasındakileri olduğu gibi görürüz. Işık sadece camın yüzeyini aşarken hafifçe kırılır. Devamı

29 07 2008

Hızlı Okuma Tekniği Nedir?

Bir resme, bir karikatüre bakarız ama bir yazıyı okuruz. Aslında ikisi arasında bir fark yoktur. Gözümüz şekilleri görür, beyin de değerlendirir. Ancak okumayı öğrenmeye başladığımızdan beri edindiğimiz ve hemen herkeste bulunduğu için farkına varamadığımız bazı alışkanlıklar nedeni ile okuma hızımız, insanın sahip olduğu kapasiteye göre hayli yavaştır.İnsanlar sadece göz ve beyin arasında olması gereken okuma işleminin arasına bazı lüzumsuz alışkanlıklar katarlar. Kimi duyulacak şekilde (özellikle çocuklar) sesli okur, kiminin okurken dudakları kıpırdar, kimileri ise yazıyı içinden kelime kelime okur. Çok fazla kişisel yetenek gerektirmeyen hızlı okuma tekniği ile okumak, konsantrasyonun yanında kültüre ve sürekli egzersiz yapmaya da bağlıdır. Tüm bu koşulları sağlayanlar rahatlıkla dakikada 1000 kelime okuma seviyesine çıkabilmektedirler. Devamı

29 07 2008

Jules Verne Kimdir?

Fransız yazarıdır (1828-1905). Gençlik edebiyatının hiç tartışmasız gerçek ustası, kurgubilimin büyük öncüsü Jules Verne, milyonlarca basılan ve 80 ülkede çevrilerek yayımlanan pek çok eser bıraktı (63 roman, 18 hikâye). Sinema ve televizyon da onun yarattığı kahramanları efsaneleştirdi: Phileas Fogg, kaptan Nemo, Michel Strogoff, kuşaklar boyunca gençliğe macera ve bilinmedik yerleri keşfetme zevkini aşılayan daha nice roman kahramanı.Çağının inanılmaz bilimsel buluşlarını dikkatle izleyen Jules Verne, birçok icadı tıpkı bir kâhin gibi önceden haber vermiştir, gezegenlerarası füze, denizaltı ve helikopterden başka, batiskaf, tank, atom bombası, yüksek gerilim hatları, yapay uydu ve televizyon gibi araçları ilk defa onun kahramanları kullandılar. Devamı

29 07 2008

Yaşar Kemal Kimdir?

Türk romancısıdır (1922). Çağdaş Türk romancıları arasında en ünlü olanlardan biridir. Romanlarından birkaçının yabancı dillere çevrilmesinden sonra başka ülkelerde de tanındı. Doğayı, efsaneleri ve toplumsal gerçekleri birlikte konu edinen eserleriyle kendine özgü bir çığır açmıştır.Yaşar Kemal bütün romanlarında ağa-köylü, patron-işçi, varlıklı-yoksul arasındaki gizli-açık çatışmaları eşsiz doğa betimlemeleri ve ruhsal yapı çözümlemeleriyle birlikte işler. Yazarın bir başka özelliği eserlerindeki destansı havadır. Halk dilinden, halk şiirinden ve törelerinden bol bol ve ustaca yararlanarak, halkça benimsenmiş efsaneleri bir destan havası içinde işler: Üç Anadolu Efsanesi, Ağrı Dağı Efsanesi, Binboğalar Efsanesi v.b. Devamı

29 07 2008

John Locke Kimdir?

(1632-1704). — İngiliz filozofu, deneyin, bütün bilginin tek temeli olduğu görüşünü savunan görgücülüğün (empirisme) temsilcisi. Anlayış Üzerine Deneme (1690) adlı kitabında, Locke, bilgi sorununun çözümü için deney ilkesine başvurur, doğuştan fikirlerin varlığını yadsır ve bütün tasarımları iki kaynaktan, dış duyu ve iç duyudan çıkartır.Locke, dış duyumları, şeylerin bizim üzerimizdeki etkisi ile açıkladığı ve zamanı için cesurca olan madde (eğer tanrı istemiş olsaydı) düşünebilirdi varsayımını ortaya attığı ölçüde, materyalist görüşte yeralır.Ama ruh ve tanrı fikirlerine —zaten ona göre inan alanına giren bu fikirlere— bağlı kaldığı ölçüde de ikici (yani dualist, dünyayı madde ve ruh halinde bölen) bir düşünürdür ve İngiliz tanrıcılığının gelişmesini başlatır. Onun bilgi teorisinin temel özelliği, insan anlayışını "atomlaştırması"dır (atomisation), yani bizim zihnimizi, bir duyumlar toplamı, duyumlardan yapılma bir "mozayik" haline indirger.Bu bilinç mozayiği, atomlaşmış burjuva dünyasını aslı gibi yansıtan bir aynadan başka bir şey değildir. Toplumsal siyaset konusundaki anlayışlarında Locke, burjuva çıkarlarının kararlı bir savunucusu olmuştur; liberalizm teorisyeni olarak anayasal monarşiden, tanrıtanımazlığa karşı hoşgörüden yana olmuştur. Başlıca yapıtları: Anlayış Üzerine Deneme (1690), Hoşgörü Üzerine Mektuplar (1685-1704). Devamı

29 07 2008

Kauçuk Nedir?

Paris çalkalanıyor: Kâşif La Condamine, Güney Amerika'ya yaptığı bilimsel inceleme gezisinden dönmüş... On yıl süren bu gezinin bastıca amacı meridyenin bir derecesini ölçmekti. Daha önce Maupertuis tarafından Laponya'da yapılan benzeri bir incelemenin sonuçlarının karşılaştırılması, Cassini ve Newton taraftarlarının arasındaki mücadeleye son vermişti: Dünya ekvatorda değil kutuplarda basık bir küre idi. Goodyear, dul karısına ve artı çocuğuna 200.000 dolar borç bırakarak bir otel odasında öldü. Buna karşılık Britanyalı rakibinin elinde vulkanizasyon, yaygın bir teknik haline girmiş ve 1839'da 300 ton olan dünya kauçuk üretimi 1850' de 1.000 tona yükselmişti. Ve yüzyılın sonunda da 40.000 tona varacaktı. Hancock daha da ileri gitti: Kauçuğu kükürdün etkisinde daha uzun zaman tutmak yoluyla sert bir madde olan "ebonit"i buldu. 1849'da vatandaşı F. Walton keten yağını oksitlemek ve bunu talaş ya da mantarla karıştırmak yoluyla bir tür yerli kauçuk meydana getirdi. "Linolyum" denen bu madde çabuk yaygınlaştı ve üretimi günümüzde 170 kilometre kareye kadar yükseldi. Devamı

29 07 2008

Yelkenli Nedir?

Fulton 23 Şubat 1815'te öldü. Onu büyük bir sevince kavuşturduğu şehrin göbeğine, Manhattan'daki mezarlığa törenle gömdüler, ihtiyar Clermont'un bol bol torunları olmuştu. A.B.D.'nin büyük göllerinde ve başlıca ırmaklarında yüzlerce buharlı gemi dolaşmaktaydı. Avrupa bu gelişmeyi ibretle seyrediyordu. Amerika'yı izlemekte gecikmedi: İlk düzenli vapur seferi 1818'de, İngiltere-İrlanda arasında başladı. Kesinlikle bilinmiyor ama, halk bu yeniliğe kaygı ve duraksamalı bir dönemden sonra alışabilmiş olmalı. Çünkü bu topraklarda göl ya da ırmak söz konusu değildi. Kapalı da olsa bir deniz yolculuğuydu bu ve denizin şakası olmazdı Sözün kısası, 1850 yıllarında yelkenlilerin toplam tonajı 10.000.000 ton olduğu halde buharlınınki 750.000'di. Yani yüzde 40'a karşı yüzde 3 oran, 1870'te yüzde 16'ya karşı 3'e, 1885'teyse 1'e karşı Ve düştü. Rekabet uzun sürmüş ve yelkenlinin gözden düşüşü ancak 1870'ten sonra olmuştu. Bunun nedeni de yeni bir elemanın Watt makinesinin lehine işe karışmış olmasıydı: Pervane icat edilmişti. Devamı

06 05 2008

Akdeniz Bölgesinin Özellikleri nelerdir?

  KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Bölge yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs Adası ve Akdeniz ile komşudur. Gerçek Alanı 122.927 Km2’dir. Ülkemizin % 15’ini kaplar ve Alan bakımından 5.sırada yer alır. Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 60’tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 22’dir (Türkiye ortalaması %o 18.3) BÖLÜMLERİ:1.Adana Bölümü2.Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:Dağları: Bölge genel olarak Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Batı Toroslar, Bey Dağları, Çiçekbaba ve Barla Dağları, Sultan Dağı, Dedegöl ve Geyik Dağları, Orta Toroslar, Bolkar Dağları, Aladağlar, Tahtalı ve Binboğa Dağları, Nur Dağları. Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi dağların uzanış yönü ulaşıma elverişli olmadığı için ulaşım ancak geçitlerden sağlanır. Bu geçitler Çubuk, Gülen ve Gürbulay Geçitlerdir.Platoları: Taşeli ve Teke PlatolarıOvaları: Çukurova, Amik, Antalya, Göller Yöresindeki Çöküntü Ovaları.Akarsuları: Bölgedeki akarsular iklim sebebiyle düzensiz akışa sahiptir. Akarsuları kışın kabarır, yazın ise çok azalır. Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman başlıca akarsularıdır. Manavgat ve Aslantaş Baraj Gölleri de bulunmaktadır.Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Kovada, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Avlan başlıca gölleridir. İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:Bölgenin Akdeniz yamaçlarında Akdeniz İklimi ve Maki Bitki Topluluğu görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Dağların kuzey yamaçlarında ve göller yöresindeyse iklim karasallaşır. Bitki örtüsü de bozkırdır. Bu alanlarda yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yer yer ormanlara da rastlanır. TARIM VE HAYVANCILIK:Buğday: Bölgenin dağların kuzey yamaçlarındaki karasal iklimin g... Devamı

06 05 2008

Ünlü Türk Matematikçileri kimlerdir?

ALİ KUŞÇU:Türk İslam Dünyası astronomi ve matematik alimleri arasında, ortaya koyduğu eserleriyle haklı bir şöhrete sahip Ali Kuşçu, Osmanlı Türkleri'nde, astronominin önde gelen bilgini sayılır. "Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen müstesna bir alim olarak tanır." Öyle ki; müsteşrik W .Barlhold, Ali Kuşcu'yu "On Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u" olarak adlan-dırmıştır. Babası, Uluğ Bey'in kuşcu başısı (doğancıbaşı) idi. Kuşçu soyadı babasından gelmektedir. Asıl adı Ali Bin Muhammet'tir. Doğum yeri Mave-raünnehir bölgesi olduğu ileri sürülmüşse de, adı geçen bölgenin hangi şehrinde ve hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmektedir.Ancak doğum şehri Semerkant, doğum yılının ise 15. yüzyılın ilk dörtte biri içerisinde olduğu kabul edilmektedir. 16 Aralık 1474 (h. 7 Şaban 879) tarihinde İstanbul'da ölmüş olup, mezarı E-yüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır. Ölüm tarihi; torunu meşhur astronom Mirim Çele-bi'nin (ölümü, Edirne 1525) Fransça yazdığı bir eserin incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Mezar yerinin 1819 yılına kadar belirli olduğu ve hüsn-ü muhafazasının yapıldığı; ancak 1819 yılından sonra, Ali Kuşcu'ya ait mezarın yerine, zamanının nüfuzlu bir devlet adamının mezar taşının konmuş olduğu anlaşılmaktadır. Uluğ Bey'in Horasan ve Maveraünnehir hükümdarlığı sırasın-da, Semerkant'ta ilk ve dini öğrenimini tamamlamıştır. Küçük yaşta iken astronomi ve matema-tiğe geniş ilgi duymuştur.Devrinin en büyük bilginlerinden; Uluğ Bey , Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddün Cemşid ve Mu'in al-Din el-Kaşi'den astronomi ve matematik dersi almıştır. Önce,Uluğ Bey, tarafından 1421 yılında kurulan Semerkant Rasathanesi ilk müdürü, Gıyaseddün Cemşid'in, kısa süre sonra da Rasathanenin ikinci müdürü Kadızade Rumi'nin ölümü üzerine, Uluğ Bey Rasathane-ye müdür olarak Ali Kuşcu'yu görevlendirmiştir. Uluğ Bey Ziyc'inin tamamlanmasında büyük e-meği geçmiştir. Nasirüddün Tusi'nin Tecrid-ül Kelam adlı eserine yazdı... Devamı

02 05 2008

Günümüzdeki önemli geçim kaynakları nelerdir?

Günümüzdeki geçim kaynakları1. Tarım2. Sanayi3. Ticaret4. Turizm5. Bankacılık6. Sigortacılık7. Ulaşım8. İletişim9. Çeşitli hizmet alanlar gelirGeçmişten günümüze geçim kaynakları…•   İnsanın var oluşundan günümüze kadar çeşitli geçim kaynaklarının varlığı, toplumsal yapının farklılaşmasında etkili olmuştur•   İnsanlar yaşamlarını kolaylaştırmak için•   önce hayvan gücünü,•   sonra buharı,•   Daha sonra da elektriği kullanmaya başlamışlardır•   MS 11 ve 12 yy. da tarım ve hayvancılık önemini korumakla birlikte ticaret de çok önemliydiTicaretin gelişmesiyle ülkeleri ekonomik anlamda birbirine bağlayan yollar oluşmaya başladı•   Hititler döneminde var olan yollar, Roma döneminde geliştirildi ve yeni yollar yapıldı•   Ticaret, devletler için önemli bir gelir kaynağı oldu.•   Ticaret yolları uzundu ve tam güvenli değildi.•   Bu yüzden Selçuklular döneminde ticaret kervanlarının rahatlığı için kervansaraylar yaptırıldı.•   Osmanlılar da aynı amaçla hanları inşa etmişlerdi.•   İpek Yolu, Asya ve Avrupa arasındaki toplumsal değişim ve etkileşim açısından önemli bir yere sahip olmuştu.•   1500'lü yıllarda, toplumlar arası ticaretin gelişmesiyle ülkeler arasında ekonomik ilişkiler de gelişmeye başlamıştır.•   Ticaretin denizaşırı ülkelerle yaygınlaşması, özellikle Avrupa açısından önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır.•   Ekonomik yaşam, Batı Avrupa'da buhar makinesinin icadı ile değişmeye başlamıştı.•   17.yüzyılda başlayan hızlı bilimsel gelişmeler tarım ve ticaret gelirlerini arttırmış, böylece Sanayi Devriminin temelleri atılmıştır.•   Sanayi Devrimi'yle toplumların yaşamlarında, köklü değişiklikler olmuş, üretim ve ulaştırma araçlarında da büyük gelişmeler meydana gelmiştir.•... Devamı

müjde ar